Murat Bardakçı

TÜRKİYE, 1926 Eylül’ünde şaşkınlık içerisindeydi. Bekleyiş, endişe ve kararsızlık ile dolu bir şaşkınlık…

Sebep, o senenin 17 Şubat’ında kabul edilen Medenî Kanun’un Ekim’de uygulanmasına başlanacak olması ve nikâhların artık belediyelerde kıyılması mecburiyetinin getirilmesi idi… Yazının devamını oku>>

 

ŞİMDİLERDE “attığı tweet’i silmek” pek bir moda oldu…

Klavyede kahraman kesilmeye meraklı adamın yahut hatunun heyheyleri geliyor, giriyor Twitter’daki hesabına, aklına ve dilinin ucuna ne geldi ise yazıyor; pislik atıyor, hakaret üstüne hakaret ediyor, küfürler sıralıyor ama tepki gördüğünde attığı tweet’i siliyor… Yazının devamını oku>>

 

BİLMEDEN, öğrenmeden, tek satır okumadan ve meselelerin aslına vâkıf olmadan kahvehane muhabbeti misâli kulaktan kulağa nakledilenlere dayanarak fikir yürütüp yorum yapmak ve ahkâm kesmek aslında kolay ve kâr getirici bir iştir. Millet zaten yazılı bilgiye değil kulaktan dolma ifadelere önem verdiği ve dedikoduyu da ciddî mâlûmat zannettiği için böyle palavraları ortaya atanlar bir kesimin gözünde “üstad” ve “âlim”Yazının devamını oku>>

 

“Tarihçilerin Kutbu” olarak bilinen ve geçtiğimiz sene 25 Temmuz’da vefat eden Prof. Dr. Halil İnalcık, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Dr. İbrahim Kalın’ın girişimi ile çıkartılan Bakanlar Kurulu kararıyla Fatih Camii Haziresi’ne defnedilmişti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan daha sonra Halil Hoca için bir kabir inşası talimatını verdi ve yaptırılan geleneksel tarzdaki “ulema kabri” dün tamamlandı. Önümüzdeki salı günü de, Prof. İnalcık için Fatih Camii’nde mevlid okutturulacak. Yazının devamını oku>>

 

AVRUPA Komisyonu Başkanı Jean- Claude Juncker, Alman “Bild am Sonntag” gazetesine bir makale yazmış ve “Türkiye idam cezasını getirdiği takdirde Avrupa Birliği’nin kapısı kapanır” demiş… Yazının devamını oku>>

 

ESKİLER “Bir konunun anlaşılmamasını mı istiyorsunuz? Şerhedin!”derlermiş…

“Sosyal medya” dedikleri sanal mekânlar çıktı çıkalı bu söz günlük hayatın sıradan davranışlarından oldu. Söylenen sözler farklı şekillere büründürülüyor; dediğinizi yahut yazdığınızı şerhedip bambaşka hâle getirmekle de kalmıyor; kendi temennilerini, fikirlerini, düşüncelerini size mâlediyorlar! Yazının devamını oku>>

 

ÖNCEKİ gece, mâlûm darbe teşebbüsünün yıldönümü münasebeti ile bütün Türkiye ayakta idi. Şehidler yâdedildi, darbe girişimine ve darbecilere lânetler yağdırıldı, inşası yaptırılan anıtlar açıldı ve coşku sabaha kadar devam etti.Yazının devamını oku>>

 

Devlete başkaldırıp isyan edenler hakkında sorgu, soruşturma, mahkeme vesaire gibi işler ile pek fazla vakit harcanmayıp kararın hemen verildiği günlerden bir infaz örneği: 17. asırda ayaklanmaya, askerî tesisleri basmaya ve devlete silâh çekmeye kalkışanların âkıbeti İstanbul’un Eminönü semtinde kurulu olan “çengel”de son bulur, çengele geçirilen isyancılar halkın gözleri önünde yavaş yavaş can verirlerdi. Yazının devamını oku>>